Stres altında sakin görüşme yapma

kardam adamYüksek stres altında bile sakin görüşme,

Son 25 yılın gelişmeleri insanın biyolojik ve psikolojik değişiminin çok önünde gittiğinden hızlı gelişen icatlar, yenilikler insan ruhunda ağır ve derin baskılar oluşturmaktadır.

Anne babalarımız evin halı ve mobilyalarını ömürlük alırlardı.

Çamaşır makinesi, araba 10 yıl, elbise ve ayakkabılar 5 yıldan fazla süreyle kullanılırdı. Ayda bir kez çarşıya çıkılır, ev alışverişi haftada bir yapılırdı.

Aynı dükkândan 30 yıl alışveriş yapılır, o dükkân sahibi ömür boyu ailesini buradan geçindirirdi. İşçiler, memurlar kendi memleketinde işe başlar ve emekli olurlardı. Mahalle aynı, bakkal aynı, ev aynı, eşya aynı iş aynı idi.

Televizyon, günde 1 saat haber alma ve akşamları bir film izleme aracıydı. İşe, çarşıya misafirliğe yaya gidilirdi. Komşuluk ve arkadaşlık daha sıkı, yakınlarla birlikte geçirilen vakitler daha fazla idi.

İnsan beynini kemiren anlık işler, cevap bekleyen telefon, mail, bilgisayar işleri yoktu. Her yanı sarmış elektronik ağ, baz istasyonu, bilgisayar, cep telefonu, tv radyasyonları, yüksek akım elektrik hatları, elektronik sinyaller yoktu. Hâsılı beyin, vücut sinyallerini arı bir ortamda işliyor, sinir sistemi dış sinyallerle mücadeleden gergin ve yorgun düşmüyordu.

Milenyum ne getirdi?

Yığınla yeni icat, binlerce çeşit elektronik malzeme. Elektrikli tencere, çeşitli mutfak malzemesi, yüksek sinyalli dev televizyonlar, güçlü cep telefonları. Yeni ürün diye çıkan binlerce icat, 5-10 yıl içinde kayboldu; walkman, cd çalar, mp3 çalar, çağrı cihazı, mobil telefon vs. buna karşılık her yıl yeni modeli çıkan telefon, tablet, televizyon, navigasyon cihazları artarak kullanılmaya devam ediyor.

İş hayatına gelince; günlük hatta saatlik bitmesi istenen işler, çıkan teknik arızalar, amir baskısı vs. ile oluşan yüksek stres yoktu. Ama artık insanlar gördüğü ve görmediği binlerce sinyal ile stres ve baskı altındalar. Görüşmeleri sakin ve verimli geçmiyor, her sözden büyük elektrikler boşalıyor, gerginlik had safhada.

Buna rağmen sakin ve başarılı görüşmeler yapılabilir mi?

Evet, şunları önerebiliriz.

İlk olarak; toplantıda, görüşmede, müşteri ilişkisinde, amirle iletişimde zor anlar yaşamaya başladığınızda stres dozunun, gelirimin artışını hissedince bir an için durun. Muhatabınızın beklentisini, önemsediği sorunu sakince düşünün.

Amir, önemsediği hangi işin aksamasından muzdarip, işletme bu durumdan nasıl etkileniyor?

Kendinizi ortamın dışına çıkararak, olaya dış gözle bakın, amiri ve kendinizi bir yabancı gibi dışarıdan izlerken her ikisinin tavırlarını, konuşmalarını süzün. O anda kendinize bakın ve nasıl hareket ettiğinizi izleyip sorgulayın.  Nasıl konuşmanız gerektiğine karar verin. Hatta amirin isteğini, niyetini, beklentisini görmeye anlamaya çalışın, küçük bir empati ile onun ciddiye aldığı bu konudaki öfkesini ve tavrını anlayacaksınız. Tam istenen cevapları vermeye başlayacaksınız.

İkincisi; duygularınızı yönetmenizdir. Eğer toplantı veya görüşme esnasında herkes gergin halde ise, siz duygularınızı kontrol altına alıp dışarıda kalarak herkesin dinleyeceği sakin kişi ve çözüm odağı olabilirsiniz.

Üçüncüsü, kendi sağlığınızı düşünün ve strese girmeyin. Bugün stresten kaynaklanan hastalıkların oldukça fazla olduğu ve bazılarının ölümcül sonuçlar oluşturduğu belirlenmiştir.

İyi bir iletişim için dinlemeyi öğrenmek (gerçekten ne dendiğini anlamak) ve iyi bir ses rengiyle iletişime geçmek en önemli iki noktayı oluşturmaktadır.

Mutlu ve sağlıklı yıllar dileğimle,

Muammer MURAT

İnsan Kaynakları Yönetim Danışmanı 4.1.2016

Tagged: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir