Verimli İstişare kuralları

SemaVerimli İstişare ve Toplantı

İşletmeler belli bir misyonu gerçekleştirmek için kurulur ve bu yolda strateji geliştirirler.

Orta ve uzun vadeli bu hedefler, “vizyon” diye tabir edilen ve gelecekte varmak istenen noktaya götüren yol haritalarıdır.

Hedeflerin nasıl gerçekleşebileceği, geniş katılımlı çalışmalar ile belirlenen stratejilerle tespit edilir. Bu stratejiler; her alanı, her birimi ilgilendiren alt stratejiler, yani faaliyet planları şeklinde genişletilir.

Peki, gerçek bir istişarî yöntem uygulanmakta mıdır?

Ülkemizde stratejik plan uygulamaları yeni olduğu gibi, kamuda da 10 yıldır uygulanmaktadır. Ama ne özel sektörde nede kamuda, gerçek anlamda katılımcı bir çalışma ile stratejik plan yapıldığını sanmıyorum.

Bir işletme için en büyük çalışma stratejik plan olduğu halde tam katılım sağlanamıyor ise, gerçekten katılımcı, fikirlere saygı gösterilen, ast-üst, genç-yaşlı, usta-çırak ayrımı yapılmadan istişare yapılamıyorsa, daha sıradan haftalık toplantılarda etkin fikir alışverişi yapılabilir mi sizce?

Aslında görüşülen bir konu hakkında kendi fikirlerini de katan herkes, o karara daha gönülden uyar ve katkı sağlar. Hatta küçük bir katkısı olan çalışan önemli yük getiren kararı bile aynen uygular. Aksine toplantıdaki önemli kişilerden bile fikir alınmadığı, yöneticinin “dediğim dedik” şeklinde kararlar alması halinde, çalışanlar ve fikri alınmayan yöneticiler direnç gösterecektir.

Yöneticinin değil toplantıya katılanların hepsinin fikrine başvurmaması, hatta görüşmenin başında kendi fikrini söylemeden katılımcıların fikirlerini toplaması, analiz etmesi, yorumlaması ve tekrar fikir beyan eden heyete sunarak ortak karar alması gerekir.

Peygamber Efendimizin (sav); “istişare eden hüsrana düşmez”[1] beyanları mutlaka ortak akla müracaat etmeyi tavsiye ettiği gibi, istişarenin hakkını vermek için herkesin fikrine müracaatı da ifade etmiş olmaktadır.

Toplantıdan daha fazla verim almak ortak aklın gücünden faydalanmak için şu ilkeler sıralanabilir:

  1. Yönetici kendi kafasında sabit bir fikir veya kendi doğrularıyla toplantıya katılmamalıdır.
  2. Gündem görüşülürken her ifade edilen fikir belli istikamette yorumlanıp, tek noktaya irca edilmemelidir.
  3. Makam, kıdem, tecrübe farkı gözetmeksizin herkes eşit görülüp her fikre itibar edilmeli, hatta istişarî toplantı yuvarlak masada yapılmalıdır,
  4. Toplantıyı yöneten; ortaya konan her fikre nezaketle, ilgiyle hatta “acaba bu mu?” hissiyle yaklaşmalı.
  5. Her fikir yeniden müzakere edilerek genişletilebilir, ancak tartışma ve hele kişisel didişmeye çevrilmemelidir. Zira “müsademe-i efkârdan barika-i hakikat tecelli eder”.
  6. İstişare edilen toplantı konusunun amacı, birilerinin haklı çıkması değil, ortak payda olan işletme için en iyi fikri yakalama ve uygulamadır.
  7. İstişare ortak akla müracaat ederek, çok akılla çok zihinle çalışma ameliyesidir. Akla gelen fikirler kişilerin o anki zihni ve ruhi halleriyle ilgili olduğundan, kimden en doğru fikrin geleceği dikkatle takip edilmelidir. Allah bazen, en doğru sözü hiç ummadığınız birinin diliyle söyletir.
  8. Ortaya konan fikirlerin eksik ve hatalarına değil yaptığı katkıya ve güzel noktasına odaklanınız.
  9. Toplantının her üyesi diğer fikirlere karşı “evet bu konuda çok haklısınız, benimde aklıma şöyle bir fikir geldi, buna ne dersiniz” deme inceliğini göstermelidir. Sertlik, kabalık, taşkın dil kullanılmamalı, yumuşak dilin kalplerde tesir ettiği unutulmamalıdır.
  10. Kıdem ve makamın dayatıldığı toplantılarda katılım düşer, fikir beyan edilmez ve parlak fikirler tecelli etmez. Zira istişare, paraşüte dolan hava gibi onun yumuşak inişini sağlar.
  11. Tecrübesiz veya kıdemsiz kişilerden gelen öneriler genel olarak üstler tarafından küçük görülür, çürütülmeye çalışılır buna müsaade etmeyin. Kimse en güzel fikrin, başkasından çıkmasından rahatsız olmamalıdır.
  12. Söyleyeceğiniz fikir, kıdem ve tecrübenizin azlığından dikkate alınmayacak ise, önerinizi kıdemli birinin ifade etmesini sağlayın. O fikrin sönük kalmasını önlemiş, istişarenin hakkını vermiş olursunuz.
  13. Söze saygı gösterilmeyen ortam da ise susmak, insanın kendi düşüncesine saygının gereğidir.
  14. Son olarak, istişare fikir üretme yeri olup insanların dedikodusunu yapmak ve çekiştirmek toplantı adabına, insan onuruna aykırıdır ve arkadaşlar arasındaki muhabbet ve uyumu yok eder. Kalbden daha büyük hale gelen dili ısırıp susturmalıdır.

Muammer MURAT

İnsan Kaynakları Yönetim Danışmanı 5.1.2016

[1] Taberani, Mu’cemul Kebir 6/365

Tagged: , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir