Takım ruhu

Takım, zor işleri başaran nitelikli bireylerdir

Takım, zor işleri başaran nitelikli bireylerdir

Takım ruhu ve dayanışma

Takım; ortak bir amaç için bir araya gelmiş, farklı yetkinlikteki nitelikli insanlar grubudur. Takımın en önemli özelliği, yetkin insanlar ve ortak amaçtır, zor yanı ise tüm ekibin sürekli iletişim halinde olması ihtiyacıdır. Hatta bir yönüyle takım kendi motivasyonunu ve performansını kendisi sağlar. Bu zorunluluk, farklı kabiliyet ve kişilik modellerinin bir araya gelmiş olmasındandır.

Takım; analist, sentezci, çözüm odaklı, karamsar düşünceli, mücadeleci kişilikler ve konuya en fazla katkıyı sağlayacak yetkin insanlardan oluştuğunda takım olur, aksi halde bir işi tamamlamak için toplanan yardım heyeti olur.

Takım ruhu, yardımlaşma için bir araya gelmekten çok farklıdır. Takımı oluşturan insanlar bir amaç için bir araya gelmiştir ve kendilerini o takımın, kurumun üyesi kabul ederler, bu unvanla gurur duyarlar.

Bazen tartışmaları, fikir ayrılığına düşüp müzakereler başlatmaları, uzun toplantılar yapmaları gayet normaldir. Herkesin işe bir katkı sağlama isteği ve çabası bazen kendi içlerinde görüş ayrılığı oluşturduğu gibi, daha iyisi varken azına razı olmama arzusu da tartışma nedenidir.  Ama sonuçta insanlar kendi doğrularını ortak akılla parlatarak, en doğru fikir ve yola girmeyi başarırlar. Bu her zaman en iyi fikir olmaya bilir, ama o anda daha fazlasını yapmaya çalışmak takıma ve üst çatı olan kuruma zarar vereceğinden optimum fikirde karar kılınmıştır.

Takım kurma, şartlı bir gereklilik olduğundan her zaman zorunlu değildir. Takım; bir işin, bir kişi tarafından yapılmasının zorluğunda veya daha önemli katkılar bekleniyor olması halinde gereklidir. Bu nedenle takım, ciddi ve önemli işlerin farklı bilgi, tecrübe, yetenek, zihinsel veya bedensel güç sahibi bireylerin, katkısını sağlayarak çözmek için kurulmuş olmalıdır. Aksi halde basit ve küçük işler için birkaç kişiyi meşgul etmek insan ve emek israfı olacaktır.

Takım kurmak gerekli yetkinlikte insanları bir araya getirmek yanında uygun bir sistematikle çalışmayı da gerektirir, zira takım çalışmasında “ahenk” sağlanması zordur ve çok güçlü olmayan takım lideri yapısıyla, farklı alanlarda yetkin olan insanların uyum içinde çalıştırılması, iyi bir sistem olmadan mümkün değildir. Eğer takımlar, bir liderin etrafında birbirine uyumlu itaatkâr insanlardan seçilseydi belki “ahenk” kavramından ve sorunlarından söz edilmezdi, ama her biri kendi alanında güçlü ve yetenekli insanlardan oluşan takım için bu sistem ve ahenk önemli olmaktadır.

Birey, ne kadar güçlü olursa olsun, tek başına halledemeyeceği yüzlerce iş vardır. Tek elle yapılamayan yüzlerce iş olduğu gibi, bir insanın tek başına yapamayacağı işlerde çok fazladır. Zaten sosyal bir varlık olarak yaratılan insan; birbiriyle tanışmayı, arkadaş olmayı, dostluk kurmayı, eş, evlat, torunlar ve ebeveynlerle çevre oluşturmayı sever ve buna muhtaçtır.

Nitelikli toplumlar bir ve beraber olmayı öğrenmiş, tüm bireylerin birbirine saygılı olduğu kimsenin kendisini daha üstün görmediği, ekip, takım ve topluluk olarak çalışmayı, yaşamayı öğrenen toplumlardır.

Takımda bir ekip lideri olmalıdır; takımın doğru hamleler yapmasını, gerektiğinde istişare etme, kararlı mücadele etme, yardımlaşma ve dayanışma ruhu üfleyerek takımın daha ileri hedeflere ulaşmasını sağlar. Ama takım esas, lider talidir. Lider takımla beraber hedefler belirler, uyumlu bir takım çalışmasıyla hedefe yürünür, elde edilen başarılar takımındır, zira takımın her ferdi çok nitelikli bireylerden seçilmiştir. Riskleri, değişim miktarını, hedefe varmada gerekli süre ve malzemeyi bildiren ve ekibi motive eden takım liderdir. Aslında lider takımı motive ettiği gibi, takım da lidere ilham verir, çalışkanlığıyla lideri coşturur.

Takım ruhuna uymayan kişilikler:

  • Bireysel çalışmayı ve zaferi sevenler
  • Bireysel kazancı seven rekabetiçi kişilikler
  • Herkesle kavgacı, isyankâr kişilikler
  • Aşağılık psikolojisi yaşayanlar
  • Egosantrik (bencil) kişilikler
  • İçine kapanık, aşırı çekingenler
  • Aşırı teslimiyetçiler

 

Dayanışma

Bir topluluğunun ortak çıkarlar için birbirine yardımcı olması ve bu hususta bağlılık kurmasına dayanışma veya tesanüd denir.

Dayanışma veya toplumsal dayanışma, esas itibariyle uzun vadeli çıkarların korunması için bir araya gelmiş topluluğu ifade ettiğinden, takım ve takım ruhundan farklı bir konumu vardır.

Dayanışmada kurallar daha geniş manalıdır, evrensel kurallar, kanunlar, töre ve örf dayanışmanın konularını ve alanını belirler. Bu yardımlaşma düşüncesi temel olarak sosyal hayatın daha kolay ve kaliteli yaşanması içindir. Hukuka, insana, çevreye saygılı olma gibi etik kurallarda içerir.

Takım dayanışması, esnaf dayanışması, kadın dayanışması, sendikalı dayanışması bu hususta örnek verilebilecek alanlardır.

 

Tagged: , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir